İNSAN, TOPLUM VE GEZEGEN İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER. GELECEĞİ BİRLİKTE ŞEKİLLENDİRELİM.

Gezegenimiz
için!

Image

Bölüm 9: İklim Kanunu Neyi Değiştiriyor, Neyi Eksik Bırakıyor?

Fesleğen bu yıl filiz vermedi. Ne suyu eksikti ne ilgisi ama toprak başka konuşuyordu artık. Sabah haberlerde küçük bir başlık gözüme ilişti: “İklim Kanunu Meclis’e sunuldu.” Bir yasanın yalnızca sanayi bacalarını mı ilgilendirdiğini sanıyoruz? Oysa balkonumdaki toprak, pazardan aldığım domates, içtiğim su…

Hepsi bu kanunun satır aralarında gizli. Çünkü iklim yasası, sadece çevreyi değil, hayatımızı yeniden yazıyor.

İKLİM KANUNU: NEDİR, NE DEĞİLDİR?

NEDİR?

  • Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini yasal zemine oturtan ilk kapsamlı iklim yasasıdır.
  • Karbon ticareti, yeşil finans, tarımsal uyum ve iklim riski gibi alanlarda kurallar getirir.
  • Belediyelere iklim eylem planı yapma ve sürdürülebilir şehir politikası üretme sorumluluğu verir.
  • Enerji tüketimi, su kullanımı, tarımsal üretim ve atık yönetimi gibi konularda vatandaşı da etkiler.
  • Küçük çiftçilerin, kadın üreticilerin ve kırılgan grupların korunması için adil geçiş ilkesini tanır.
  • Küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle (SKA 13, 12, 7, 6, 11, 17) doğrudan uyumludur.
  • Dirençli tarım, yerel tohum, kent bahçeleri gibi doğa temelli çözümlere katkı potansiyeli taşır.
  • Uygulama, izleme ve şeffaflık ilkeleriyle desteklenmesi gereken, dönüşüm odaklı bir adımdır.
  • Toplumun her kesimini bilgilendirme ve katılım süreçlerine dahil etmeyi hedeflemelidir.
  • Daha eklenecek çok maddesi olan bir yasadır.

NE DEĞİLDİR?

  • Sadece çevreci niyet mektubu ya da sembolik bir belge değildir.
  • Sadece sanayiciye dokunan, vatandaşı ilgilendirmeyen bir teknik düzenleme değildir.
  • Sadece Çevre Bakanlığı’nın göreviyle sınırlı bir çevre mevzuatı değildir.
  • Gündelik yaşamdan kopuk, sadece kurum içi uygulamalarla sınırlı bir metin değildir.
  • Ancak bu gruplara yönelik somut teşvik ve destek mekanizmaları henüz yeterince tanımlanmamıştır.
  • Küresel iklim taahhütlerinden kopuk, içe kapanık bir düzenleme değildir.
  • Bahçecilik yapan vatandaşı ya da gıda güvenliğini doğrudan düzenleyen net politikalar içermez.
  • Bahçenize balkonuna karışmaz.
  • Denetlenmeyen, izlenmeyen ve uygulama mekanizması zayıf bırakılmış bir yasa olursa “kağıt üstü” kalma riski taşır.
  • Şu an için güçlü bir kamuoyu bilgilendirme, eğitim ve kapasite geliştirme sistemiyle desteklenmemiştir.

Karbon Salan Kirletici, Artık Sadece Kirletmeyecek

Ne Değişiyor?

  • Türkiye’de karbon salımı yapan işletmeler için bağlayıcı bir azaltım zorunluluğu bulunmuyordu.
  • Emisyonlar gönüllü izleniyor, fiyatlandırma yapılmıyordu.

Ne Değişecek?

  • Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kurulacak.
  • Büyük sanayi ve enerji işletmeleri için yıllık karbon kotaları belirlenecek.
  • Fazla salan, piyasadan izin alacak veya salımını azaltacak.
  • Karbon bir maliyet kalemi haline gelecek.

Türkiye’nin 2030’a kadar sera gazı azaltım hedefi %41. ETS, bu hedefin ulaşılabilir olmasında kilit bir araç olacak.

 

Şehirler Daha Temiz, Daha Yeşil Olmak Zorunda

Ne Değişiyor?

  • Şehirler iklim etkilerine karşı savunmasız: ısı adaları, sel, kötü hava kalitesi…
  • Ulaşım, binalar, altyapı “karbon yutan” değil, “karbon yayan” sistemlere göre tasarlanıyor.

Ne Değişecek?

  • Yerel yönetimler iklim eylem planları hazırlamak zorunda.
  • Toplu ulaşımda elektrikli sistemler, yeşil alan planlaması, yağmur suyu hasadı gibi doğa temelli çözümler teşvik edilecek.
  • Binalarda enerji verimliliği ve sıfır emisyon kriterleri geliştirilecek.

Kentsel sera gazı emisyonu, Türkiye genelinde toplamın %30’dan fazlasına karşılık geliyor.

Suya, Toprağa, Havaya Karşı Sorumluluğumuz Olacak

Ne Değişiyor?

  • Tarımda su verimliliği düşük, toprak organik maddece yetersiz.
  • Hava kirliliği WHO standartlarının üzerinde; yılda 40.000 erken ölüme neden oluyor.
  • Türkiye 2030 sonrası su fakiri ülke statüsüne girebilir.

Ne Değişecek?

  • İklim Kanunu ile kuraklık planları, toprak sağlığı stratejileri, hava kalitesi yönetimi entegre edilecek.
  • Tarımda iklim dostu ürün deseni, azot ve metan azaltımı, akıllı sulama sistemleri yaygınlaşacak.
  • Bölgesel hava kalitesi izleme ağları ve erken uyarı sistemleri kurulacak.

Atık Sadece Çöp Değil, Sorumluluktur

Ne Değişiyor?

  • Türkiye'de her yıl 35 milyon ton evsel atık üretiliyor.
  • Atıkların %50’si organik, çoğu düzenli depolama sahalarında metan üreterek çürütülüyor.
  • Geri dönüşüm oranı %27 civarında, kompostlama ve biyogaz kullanımı sınırlı.

Ne Değişecek?

  1. Kaynağında Ayrıştırma:
    • Evsel atıklar türlerine göre toplanacak.
    • Belediyelere teknik altyapı kurma ve denetim yükümlülüğü verilecek.
  2. Kompostlama:
    • Organik atıklar doğal gübreye dönüşecek.
    • Toprak verimliliği ve karbon yutak kapasitesi artacak.
  3. Biyogaz:
    • Biyogaz tesisleri desteklenecek.
    • Organik atıktan ısı ve elektrik üretilecek.
  4. Sıfır Atık:
    • Kurumlar için atık azaltımı, yeniden kullanım ve geri dönüşüm hedefleri getirilecek.
  5. Metan Azaltımı:
    • Metan yakalama sistemleri zorunlu hale gelecek.
    • Türkiye’nin metan emisyonu %30 azaltılabilecek.
  6. Toplum Katılımı:
    • Eğitim, teşvik ve mahalle temelli katılım programları desteklenecek.

 

 

Veri Tutulacak, İzlenecek, Raporlanacak

Ne Değişiyor?

  • Emisyon ve uyum verileri dağınık, tutarsız ve çoğunlukla güncellenmemiş durumda.
  • Şirketler ve belediyeler için sürdürülebilirlik raporlaması zorunlu değil.

Ne Değişecek?

  • İklim Veri Portalı kurulacak.
  • Kurumlar emisyonlarını, enerji ve su kullanımını, atık yönetimini yıllık olarak bildirecek.
  • ISO 14064, CDP, GRI, ESRS gibi uluslararası standartlara uyum sağlanacak.
  • Belediyeler iklim eylem planlarını yıllık bazda izleyip raporlayacak.

İzleme, doğrulama ve raporlama sistemleri; yatırımcı güveni ve AB uyumu için temel gereklilik.

Yasalar da canlıdır. Niyetle başlar, uygulamayla şekillenir ve çoğu zaman en güçlü yönleri kadar, eksikleriyle de tanınır.

İklim Kanunu büyük bir adım. Ancak her büyük adım gibi, bazı taşların henüz yerine oturmadığı açık.

İlk olarak, zamanlama muğlak. Uygulama takvimi net değil. Emisyon Ticaret Sistemi kurulacak ama ne zaman? Belediyeler eylem planlarını hangi tarihe kadar hazırlayacak? Bunlar hâlâ soruluyor.

Yaptırım mekanizmaları belirsiz. Yasa bir şeyleri “yapın” diyor ama “yapmazsanız ne olur?” sorusuna açık cevap vermiyor. Oysa caydırıcılık, sürdürülebilirliğin sigortasıdır.

Adil geçiş söylemde güzel, uygulamada zayıf. Kömür sektöründe çalışan binlerce insan, kuraklıkla mücadele eden küçük çiftçiler, bu dönüşümde nasıl korunacak? Sosyal denge sağlanmazsa, çevresel başarı eksik kalır.

Tarım ve gıda sistemi kenarda kalmış. Tohumdan sofraya kadar olan döngüye dair bütüncül bir yaklaşım henüz göremiyoruz. Halbuki iklim direnci, tarlada başlar.

Katılım eksik, finansman belirsiz. STK’lar, üniversiteler, yurttaşlar nerede duruyor bu yasada? Ve yerel yönetimler bu hedefleri hangi bütçeyle uygulayacak?

En büyük soru tüm bu belirsizlikler ne zaman belirlenecek? Ve belki, Fesleğen yine konuşur bir sabah. Toprak yeniden anlatır kendini. Çünkü biz, artık dinlemeye karar verdik. Ben bahçeye diz çökenim, çocuğunun yüzünü gölgeleyenim, sofraya yetmeyen ekmeği ikiye bölenim. Ben “biri bir şey yapmalı” dediğiniz kişiyim.

 

Tüm sorularını cevaplamam ve bu yolculukta size eşlik etmem için busra.yoldas@eternagrup.com dan benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Büşra YOLDAŞ

ETERNA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK-KURUCU

https://eternagrup.com