Geleceği Değil, Şimdi’yi Değiştiriyorlar: Z Kuşağı ve Sosyal Sürdürülebilirlik
Her hafta sosyal sürdürülebilirliğin farklı boyutlarını ele alıyoruz. Bu hafta ise, sürdürülebilirlik alanında yükselen en önemli trendlerden biri olan Z Kuşağı’nın sosyal sürdürülebilirlik yaklaşımını incelemek istedik. Dijital çağda büyüyen bu nesil, sosyal sürdürülebilirliği sadece gelecek için değil, “şimdi” için vazgeçilmez bir değer olarak görüyor.
Z Kuşağı, kurumların sosyal sürdürülebilirlik performansını; adalet, eşitlik, kapsayıcılık, katılım ve çalışan refahı gibi başlıklarla değerlendiriyor. Onlar için sürdürülebilirlik, sadece çevresel değil, toplumsal yapının da sağlıklı ve kalıcı olmasını sağlayan bütünsel bir anlayış demek.
Z Kuşağının Sosyal Sürdürülebilirlik Perspektifi
Z Kuşağı için sosyal sürdürülebilirlik, iş yerinde psikolojik güvenlik, adil fırsatlar, çalışanların etkin temsili ve kapsayıcı kültür anlamına geliyor. Deloitte’un 2023 Küresel Gençlik Araştırması, Z Kuşağı’nın %77’sinin çalıştığı kurumların toplumsal eşitlik ve kapsayıcılık politikalarına önem vermesini beklediğini ortaya koyuyor. Bu nesil, kurumların kısa vadeli kâr değil, uzun vadeli sosyal denge ve insan odaklı politikalar üretmesini talep ediyor.
Gallup’un 2023 raporuna göre, Z Kuşağı çalışanlarının %65’i işyerinde psikolojik güvenliğin yüksek olmasını öncelikli görüyor. Psikolojik güvenliğin sağlanmadığı ortamlar, bağlılık ve verimlilikte belirgin düşüşlere yol açıyor.
İş Dünyasında Sosyal Sürdürülebilirlik: Yeni Standartlar
McKinsey’in 2022 “Diversity Wins” raporu, çeşitlilik ve kapsayıcılık uygulamalarına yatırım yapan şirketlerin finansal performansının %25’e kadar daha iyi olduğunu gösteriyor. Z Kuşağı ise bu uygulamaların gerçek ve somut şekilde hayata geçirilmesini bekliyor.
PwC’nin 2023 CEO Anketi’nde ise Z Kuşağı’nın %70’i, sosyal sürdürülebilirlik boyutu gelişmemiş kurumlarda çalışmayı tercih etmeyeceğini belirtiyor. Bu veriler, kurumların insan odaklı, kapsayıcı ve adil çalışma ortamları yaratma zorunluluğunu net şekilde ortaya koyuyor.
Kurumlara Çağrı: Sosyal Sürdürülebilirlikte Bugün Değişim Gerekiyor
Z Kuşağı, sosyal sürdürülebilirliği “geleceğe bırakılacak bir hedef” olarak değil, “şimdiden inşa edilmesi gereken bir kültür” olarak görüyor. Harvard Business Review 2022 çalışması da, Z Kuşağı çalışanlarının %72’sinin işyerinde kendilerini temsil eden, söz hakkı veren yapılara sahip olmasının bağlılıklarını artırdığını gösteriyor.
Çalışanların sesinin duyulduğu, haklarının korunduğu ve herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu kurumlar, bu neslin ilgisini çekerken, uzun vadeli sürdürülebilir başarı da beraberinde gelir.
Z Kuşağı’nın sosyal sürdürülebilirlik anlayışı, kurumları daha insan merkezli, katılımcı ve adil yapılar inşa etmeye zorluyor. Bu yaklaşım sadece iş dünyasını değil, toplumsal yapıyı da güçlendiren temel bir dönüşümü ifade ediyor.
Bu bilinçle hareket eden kurumlar, geleceği değil, şimdiyi değiştirenler arasında yerini alacak.
Cansu DAĞLAR ÜYÜK